Genel

Hıristiyan Mezheplerine Kısa Bir Bakış

Her ne olursa olsun insanların inançlarına karşı saygı duymalıyız. Bu insanlık için çok önemli bir durum. İsterse insan maymuna tapsın ama bunun yanında bizim yapmamız gereken daha çok araştırmak ve öğrenmek. Ben Müslümanım deyip yan gelip yatmamız lazım keza hıristanda olabiliriz. Hiç farkı yoktur statikleşmiş bir hayatı yaşamaktan çıkmalıyız. Bunun için bu makalemde sizlere hıristian inanışında mezhepler hakkında edindiğim ilginç bilgileri vereceğim.

XVI. yy’dan itibaren Hıristiyanlık üç bü­yük kola ayrıldı: Katoliklik, Ortodoksluk ve Protestanlık. Bunların her biri kendini meydana getirmiş olan bir kültürle ilişki içinde gelişti: Katoliklik ve Protestanlık Batı kültürüne, Ortodoksluk Doğu dünyası­na ve Doğu Avrupa’ya damgasını vurdu.

Katoliklik. Merkezi Roma’da olan ve Do­ğu Kilisesi’nden ayrılırken Katolik (Yunan­ca katolihos, evrensel anlamına gelmektedir.) adını alan Batı Kilisesi, merkezi ve hiyerarşik bir yapıya sahiptir. İktidar papa ve konsiller tarafın­dan kullanılır. Papa, Roma’da, Kilise’nin görünür birliğini temsil eder. Tanrı ile mü­minler arasındaki ilişkiler dini otoriteler (ruhban sınıfı) tarafından temin edilir. Bun­lar birçok alanda, özellikle eğitim ve inaye­tin dağıtılması konularında, insanlara teklif edilmiş olan kurtuluşu iletir ve yönetir. Bir başka aracılık unsuru da missa denilen ayindir. Tanrı’nın inayetine ermek için şart olan yedi dini eylem ise papazlar tarafından yerine getirir. Bir başka aracılık da Bakire Meryem’e ve azizlere olan inançta kendini gösterir.

Ortodoksluk. Ortodoksluk mezhebinin içeriği ilk yüzyıllarda oluşan kurallara da­yanır. Ortodoksluk (Yunanca, doğru gö­rüş veya inanç) ilk büyük “ökümenik” konsillerin tarif ettiği dogmalara bağlı kalmıştır. Başlangıçtaki kurallara sadık kalan Ortodoksluk her biri kendi başına buyruk olan Kiliseler arasında eşlik güt­me anlayışıyla belirgindir. İstanbul Fener Patrikhanesi’nin bu bakımdan yalnız onursal üstünlüğü vardır: Kiliseler arası karşılıklı bağımlılık ilkesine dayanan Ortodoks toplantıları düzenleyebilir. Orto­doks papazları evlenebilirler (keşişler evlenemez).

Protestanlık. Protestan terimi tarihi bir olaydan kaynaklanır: 1529′da Reform ta­raftarı Alman prensleri herkesin Roma’ya boyun eğmesini savunan V. Karl’in tutumunu «protesto» ettiler, ortaya çıkan ay­rılıkçı mezhebe bu yüzden Protestanlık dendi. Protestanlık vicdan hürriyetini des­teklemesinin sonucu parçalanarak pek çok kola ayrıldı ve bir o kadar Kilise ortaya çıktı. Protestan Kiliseleri’nin ortak yanı Kilise anlayışları, Tanrı’nın inayeti­ni sağlama konusunda her türlü aracılığı reddetmeleri ve ahlaki seçimde kişisel so­rumluluğu benimsemeleridir. Kilise ör­gütlemesi cemaatlerin işidir. Bunlar demokratik temellere dayanarak ortak ku­rallar benimserler. Protestan ibadetinin özelliği, söze (vaazlara) verdiği önem ve sadece iki dini eylemin şart olduğuna inanmasıdır: vaftiz ve kudas ayini. Rahip­ler (papazlar) evlidir ve Kiliseler’in he­men hepsinde kadınlar, dini yönetim gö­revlerini üstlenebilir. İnsan Tanrı ile yüz yüze gelebilir, Onunla doğrudan diyalog kurabilir. Kilise yönetiminde hiyerarşi ve ruhban sınıfı yoktur.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir