Genel

Mistik Efsanelerde Karadeniz Rüzgârı

Tarihte çokça hikayeleri geçen destansı hikayelerin Anadolu topraklarına çokça rastlamaktayız. Daha çok orta Anadolu ve Ege bölgesinde yunan mitolojisinin eserlerinin yoğun olduğu bir gerçektir. Öbür yandan ismini duyduğumuz fakat hakkında pek çok şey bilmediğimiz Sümela Manastırının da kendine özgü efsanevi hikayeleri vardır. Efsanelerin, manastırın üzerindeki mistizminin yer aldığı bir kaynakta, Sümela Manastırı ile ilgili şu efsanelere yer veriliyor:

“İsa Peygamberin havarilerinden olan Lukas’ın bir tahta parçası üzerine çizdiği Meryem Ana resmi (ikona) yıllar sonra kendiliğinden Atina’ya uçmuş. Renginin koyuluğundan ötürü daha sonraları Kara Meryem, Kara Melek, Kara Madonna gibi adlarla ünlenen bu resim, Theodosius döneminde, 4. yüzyılda Atina’dan ayrılmak istemiş. İkona daha sonra melekler tarafından uçurularak, Maçka dağlarının yamaçlarındaki dağ kavuklarından birine yerleştirilmiş. O günlerde Barnabas ve Sophranios isimli keşişler rüyalarında Meryem Ana’yı görmüşler ve Meryem Ana keşişlere Trabzon’a gidip ikonanın olduğu kovukta kendisi adına bir kilise yaptırmalarını söylemiş.

Keşişler deniz yolu ile Trabzon’a gelerek, Maçka dağlarının yamaçlarındaki taş kovuğu içindeki Meryem Ana ikonasını bulmuşlar. Onlardan önce bu resmi gören yerliler, ikonayı yakmak istemişler, yanmamış. Balta ile parçalamak istemişler kırılmamış. Dereye atıp uzaklaştırmak istemişler, derenin suyu ikonayı sürüklememiş. Meryem Ana tarafından görevlendirilen iki keşiş, melekler tarafından ikonanın konulduğu kovuğa önce bir kilise, sonra bir manastır yapmışlar. Hayatlarının geri kalan kısmını Sümela’da geçiren iki keşiş, aynı gün ölmüşler.”

Her bölgesinde farklı hikayeler bulunan tarihi zengin Türkiye’nin doğusundan batısına kuzeyinden güneyine kadar her karış bölgesinde bir hatırat ve ya hikayeyle karşılaşmamız an meselesi. Bakış açımızı ve algıda seçiciliğimizi artırıcı bilgilerle belki de bir hikayenin ortasında bulabiliriz kendimizi. Bunun için aslında çok fazla bir çalışma yapmamıza gerek yok. Sadece doğru zamanda doğru yerde olmamız yeterli olacaktır. Bunun için daha çok gezmeli ve özellikle merak duygumuzun sürekli kendini tatmin etme arayışı içinde olması gerekir.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir